8 Mart Dünya Kadınlar Günü Üzerine…
Her yıl 8 Mart’ta dünyada ve ülkemizde Dünya Kadınlar Günü kutlanıyor. Ancak 8 Mart, sadece bir kutlama günü değildir. Aynı zamanda kadınların eşitlik, özgürlük ve insan onuruna yakışır bir yaşam için verdiği mücadelenin simgesidir. Tarihin sayfaları incelendiğinde görülür ki, kadınlar sadece ailelerin değil; toplumların, ülkelerin ve hatta medeniyetlerin temel direği olmuştur.
Bir anne düşünün… Bir öğretmen, bir doktor, bir işçi, bir sanatçı ya da bir siyasetçi… Kadınlar hayatın her alanında varlıklarıyla dünyayı güzelleştiren, emeğiyle geleceği şekillendiren güçlü bireylerdir. Bir toplumun gelişmişlik düzeyi de aslında kadınlarına verdiği değerle ölçülür. Kadının güçlü olduğu bir toplumda aile güçlü olur, aile güçlü olunca toplum da güçlü olur.
Ne yazık ki günümüzde hâlâ kadınların karşılaştığı zorluklar, eşitsizlikler ve şiddet olayları gündemden düşmüyor. Oysa kadına yönelik her türlü ayrımcılık ve şiddet sadece kadınlara değil, insanlığa karşı işlenen bir suçtur. Bu nedenle 8 Mart, sadece çiçek verilen bir gün değil; kadınların haklarının, emeklerinin ve varlıklarının hatırlandığı bir farkındalık günüdür.
Türk toplumunda kadın her zaman saygın bir yere sahip olmuştur. Tarihimize baktığımızda cephede mücadele eden kahraman kadınlarımızdan, bilimde, sanatta ve siyasette iz bırakan güçlü kadınlara kadar pek çok örnek görürüz. Kadınlarımız, fedakârlıklarıyla bu toprakların mayasında yer almıştır.
Bugün bizlere düşen görev ise kadınların hak ettiği saygıyı, değeri ve eşitliği sadece bir gün değil, hayatın her anında gösterebilmektir. Çünkü güçlü kadınlar güçlü toplumları, güçlü toplumlar ise güçlü yarınları inşa eder.
Bu vesileyle; hayatımıza sevgi katan, emeğiyle dünyayı güzelleştiren, fedakârlıklarıyla nesilleri yetiştiren tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum.
Unutmayalım;
Kadın varsa umut vardır, kadın varsa hayat vardır.
Ferhat Canbey














