Dolar 43,3630
Euro 51,2979
Altın 6.945,51
BİST 12.992,71
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Az Bulutlu
İstanbul
11°C
Az Bulutlu
Paz 15°C
Pts 16°C
Sal 15°C
Çar 15°C

ÖZEL RÖPORTAJ: ”KAAN ARDA DEMİR?”

ÖZEL RÖPORTAJ: ”KAAN ARDA DEMİR?”
31 Aralık 2025 16:22
63

Henüz genç yaşına rağmen hedeflerinden sapmadan yürüyen, fedakârlığı ve disipliniyle öne çıkan bir isim: Kaan Arda Demir.

Futbolu bir heves değil, bir hayat biçimi olarak gören Demir; sahada sakin, rakibine karşı kararlı, hedeflerine karşı ise tavizsiz. Fenerbahçe, Beşiktaş, İstanbulspor ve Karagümrük formaları giyen genç futbolcu, şu anda PAF Ligi’nde kariyerini sürdürüyor. Amatör ligden altyapıya uzanan bu yolculuğun arkasında güçlü bir karakter, sağlam bir aile desteği ve bitmeyen bir inanç var. Kaan Arda Demir ile futbol yolculuğunu, zorlukları ve hayallerini konuştuk.

-Kısaca seni tanıyabilir miyiz? Futbol senin hayatında neyi temsil ediyor?

-Ben Kaan Arda Demir. Futbol benim için her şey diyebilirim. Sahaya çıktığımda kendimi çok huzurlu ve özgüvenli hissediyorum. O an başka hiçbir şey düşünmem; sadece oyun, sadece mücadele.

-Futbola ilk ne zaman ve nasıl başladın? O gün bugünü hayal etmiş miydin?

-Futbola her çocuk gibi babamın ayağıma attığı toplarla başladım. Altyapı kariyerim ise ilkokuldayken Beşiktaş altyapı seçmelerinin afişlerini görmemle başladı. Seçmelerin olduğu gün tesadüfen sahanın önünden geçiyorduk. Tarihin o gün olduğunu öğrendik. Üzerimde kazak, altımda kot pantolon ve spor ayakkabıyla seçmelere girdim ve kazandım. O gün bugünü hayal ediyordum ama çocuk aklıyla “Acaba başarabilir miyim?” sorusu da vardı. Yıllar geçtikçe potansiyelimi gördüm ve bugünlerin geleceğinden emin oldum.

-Futbol oynamak senin için bir tercih miydi, yoksa zorunluluk mu?

-Başlarda bir tercihti. Ancak yıllar geçtikçe yeteneklerimi ve potansiyelimi fark ettim. O noktadan sonra bu işi başarmak zorundaymışım gibi hissettim ve tüm yolumu bu hedef doğrultusunda çizdim.

-Bir maç günün nasıl geçiyor? Sabah kalktığın andan maç bitene kadar.

-Maç sabahı abartısız bir kahvaltıyla güne başlarım. Maçı fazla düşünmem; genelde bir önceki gece zihnimde yaşarım. Uyandıktan sonra düşünmem, bu beni daha rahat hissettirir. Günlük rutinlerimi yaparım. Maçtan 2–3 saat önce maç yemeğimi yerim. Tesislere geldiğimde tamamen motive olurum. Sahaya çıktığım anda sadece maçı yaşarım; galibiyete ve en iyi performansıma odaklanırım.

-Futbol dışında neler yapıyorsun? Eğitim ve sorumlulukları nasıl dengeliyorsun?

-İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Üniversitesi’nde Antrenörlük bölümünde okuyorum. Hem eğitim hem futbol gerçekten çok zorlayıcı. İdman saatleriyle derslerin çakışması, deplasmanlarda geçen günler oluyor. Derslerimi olabildiğince aksatmamaya çalışıyorum ama ilk hedefim her zaman futbol.

-Profesyonel futbolcularla arandaki en büyük fark sence ne?

-Aramda çok büyük farklar olduğunu düşünmüyorum. Fiziksel açıdan eksiklerim vardı; onları da saha dışı ekstra çalışmalarla her geçen gün kapatıyorum. Sürekli üstüne koyarak ilerliyorum.

Futbol yüzünden vazgeçmek zorunda kaldığın şeyler oldu mu?

-Evet, oldu. En başta eğitim hayatım. Çok daha iyi bölümlerde okuyabilecekken futbol hayatımı en az etkileyecek şekilde ilerlemeye çalıştım. Çevremde futbol hayatıma zarar verecek arkadaşlarımla da arama mesafe koydum. Kısacası futboluma engel olan her şeyden vazgeçtim.

-“Bırakayım” dediğin bir an yaşadın mı? Seni ne durdurdu?

-Oldu. Ama çok kısa sürdü. Çocukluktan bu yana verdiğim emekler aklıma geldi. Eğer bırakırsam kendi potansiyelime haksızlık edeceğimi düşündüm. Bu düşünce beni durdurdu.

-Ailenden ve çevrenden destek gördün mü?

-Buralara gelmemdeki en büyük destekçim ailem. Annem ve babam futbol için en az benim kadar çabaladı. Çevreme gelince; bu işe karşı olan ya da bana engel olacak insanlar zaten yanımda olamaz. Beni destekleyenlerle yoluma devam ederim.

-Sahaya çıktığında nasıl bir futbolcusun?

-Top ayağıma geldiğinde sakinim. Rakibime karşı ise hırsımı ve agresifliğimi her zaman hissettiririm.

-Bir maçta seni en çok tetikleyen şey nedir?

-Maç bitimindeki galibiyet duygusu ve iyi bir performans sergilediğimde ailemi gururlandırmak.

-Profesyonel olmak hâlâ bir hedef mi?

-Evet. Şu an tek hedefim profesyonel futbolcu olmak.

-Bugün 10 yaşındaki hâline ne söylemek isterdin?

-Takım idmanları dışında yaptığın ekstra çalışmaların ne kadar önemli olduğunu ve onlara çok özen göstermesi gerektiğini söylerdim. Ayrıca futbol dışı hayatında çevresini her zaman iyi seçmesini.

-Seni bugünkü noktaya getiren en büyük güç ne oldu?

-Kendi potansiyelim, en zor zamanlarda bile vazgeçmemem, çok çalışmam ve ailemin bana olan desteği.

-Amatör ligde oynayan ama umudunu kaybetmiş bir futbolcuya ne söylersin?

-Bu işin koptuğu nokta umutların kaybedildiği andır. Ne olursa olsun pes etmemesi, hayalleri için çok çalışması gerektiğini söylerim. Çünkü emek mutlaka karşılığını verir.

-Futbol sana tek bir cümleyle ne öğretti?

-Her türlü durumda pes etmemeyi, her an her şeyin olabileceğini, düşeni kaldırmayı ve fedakârlığı.

Bu röportajı okuyanlar seni ne olarak hatırlasın isterdin?

-Hedefleri için her şeyi göze alan, zorluklar karşısında yılmadan çalışan biri olarak.

Kaan Arda Demir

Doğum Tarihi: 09.04.2007
Memleket: Mardin
Yaşadığı Şehir: İstanbul
Hedef: Profesyonel futbolculuk

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.